Bozdoğan Kemeri

Bozdoğan Kemeri, Doğu Roma İmparatoru Valens tarafından MS 378 yılında tamamlanmıştır. Bu nedenle Valens Su Kemeri olarak da anılmaktadır. Fatih ilçe sınırları içerisinde Saraçhane bölgesinde yer almaktadır. Farklı dönemlerde  Osmanlı Sultanları tarafından restore ettirilen su kemeri, şehrin önemli tarihi eserlerinden birisidir ve ayrıca Orta Çağ’da, kentin su ihtiyacını karşılayan su kemerlerinin en önemlilerindendir.

Peki Su Kemeri Nedir?

bozdoğan kemeri
Su Kemeri

Su kemeri, üzerinde su yolu bulunan kemerli köprüdür. Başka bir tanımla; su kemerleri su taşımak amacıyla insanlarca inşa edilen kanallardır. Modern mühendislik ve mimarlıkta ise; suyu kaynağından istenilen noktaya götürmekte kullanılan boru, ark, kanal, tünel ve bunları destekleyen her türlü yapıdan oluşan bir sistemdir.

Yapısal Özellikleri

Bozdoğan Kemeri

Deniz seviyesinden 63 metre yukarıda bulunan Bozdoğan Su Kemeri’nin uzunluğu 971 metre, yüksekliğinin maksimuma ulaştığı noktanın yerden yüksekliği 29 metre ve eğimi ise 1:1000’dir. 1 – 40’ıncı, 46 – 51’inci su kemerleri İmparator Valens döneminde tamamlanmış, 41 – 45. kemerler Sultan II. Mustafa ve 52 – 56. kemerler Kanuni Sultan Süleyman  dönemlerinde eklenmiştir.18- 73. kemerler çift, diğerleri ise tek katlıdır.

Bozdoğan Kemeri’nin temelleri günümüz yer seviyesinin yaklaşık 5.4 – 6.0 m. altında bulunmaktadır. Ayrıca yeni gerçekleştirilen jeofizik ölçümler sonucunda Bozdoğan Kemeri’nin Atatürk Bulvarı’nı kestiği yaklaşık 40 metrelik kısımda ortalama 3 metre derinlikte kemer ayağına bağlı pervazların bulunduğu da kanıtlanmıştır.

Dümdüz bir yol şeklinde uzanan kemerlerin orijinal yapısı, Fatih Camii’sinin inşası sırasında bilinmeyen nedenlerden dolayı bükülmüştür.Düzenli bir duvarcılığa sahip olmayan yapıda kesme taşlar ve tuğlalar kullanılmıştır.İlk katında düzgün dörtgen taş blokların kullanıldığı yapının üst katları 4 – 7’gen taşların çimento ve demir mengeneler vasıtasıyla birbirlerine kenetlenmesi ile oluşturulmuştur. Kemerlerin genişliği 7.75 metre ile 8.24 metre arasında değişmektedir.Sütunların kalınlığı 3.70 metre ve kavisler 4 metre genişliğindedir.

Kuzeydoğu ve kuzeybatıdan gelen sular surun dışında Edirnekapı yakınlarında birleşmekteydi. Su kemerlerinin doğu ucunda dağıtım tesisi bulunmakta ve Ayasofya’ya kadar uzanarak İmparatorluk Sarayı civarını beslemekteydi. 1950’lerde kemerdeki günlük su debisi 6.120 metreküptü ve Bizans döneminde şehir için önemli sayılan iki yol, kemerlerin doğu bölümünde kesişmekteydi.

Tarihsel Süreçte Bozdoğan Kemeri

1.Roma Dönemi

İstanbul tarih boyunca su sıkıntısı çeken bir kent olmuştur. Bilhassa imparatorluk başkenti olduktan sonra inşa edilen birçok büyük kamu binası, saraylar, nüfusun artması su ihtiyacını had safhaya çıkarmıştır.

İmparator Konstantin bu durumdan mütevellit, şehri başkent yapmasıyla birlikte bir su kemerinin inşasına da başlamıştır. İnşaatın başlangıç zamanı kesin olarak bilinmemektedir. Konstantin’in ölmesiyle yarım kalan inşaat işini İmparator Valens tamamlamıştır. Bundan dolayı Roma halkı o dönem kemeri, Valens Su Kemeri olarak anmaya başlamıştır.

Kemere Roma döneminde çeşitli eklemeler ve bakımlar da yapılmıştır. Bunlar arasında belki de en önemlisi 1.Jüstinyen’in, Bozdoğan Su Kemeri’ni, Roma Dönemi’nde İstanbul’un en büyük su deposu olan Yerebatan Sarnıcı ile ondan sonra gelen Binbirdirek Sarnıcı’na bağlamasıdır.

626 yılındaki Avar Türklerinin kuşatması esnasında ise kemer büyük bir hasar almıştır ve bir kısmı yıkılmıştır. V.Konstantin, 758 senesinde yaşanan kuraklık esnasında kemerin zarar gören bölümlerini onartarak başkentte yaşayan Romalılara rahat bir nefes aldırmıştır. Valens Su Kemeri, son büyük tamiratını ise 11.yy’da görmüştür.

Katolik İmparatorluğu zamanında bakımsız kalan kemer, Latin İstilası’nın sona erdiği 1261 yılından sonra da eski önemine kavuşamamıştır.

2.Osmanlı Dönemi

Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’un Fethi’nden sonra, Eski Saray’a ve daha sonra Topkapı Sarayı’na da su sağlayacak olan rezerv sisteminin tamamı onarılmıştır ve kuzeydoğudan çekilen yeni bir hatla birleştirilmiştir. 1509’da meydana gelen Büyük İstanbul Depremi’nden sonra bir bölümü zarar görmüştür. Su kemerinin yıkılan kısımları kısa bir süre sonra tekrar inşa edilmiştir. Aslına uygun bir restorasyon yapılmadığı için bu olaydan sonra kemerin boyu kısalmıştır.  

II. Bayezid Dönemi boyunca tamiratına devam edilen su rezerv sistemine yeni bir hat daha eklenmiştir.6.yüzyılın ortalarında, Kanuni Sultan Süleyman Dönemi’nde Şehzade Camii’nin yanında bulunan 47-51’inci su kemerleri Gotik tarzda yeniden restore edilmiştir ve yine aynı dönemde Mimar Sinan tarafından Belgrad Ormanları’ndan gelen su, su kemerine bağlatılarak kullanılmıştır.

II.Mustafa zamanında 41-45. su kemerleri asıllarına uygun biçimde restore ettirilmiştir.

III. Ahmed Dönemi’nde şehrin su rezerv sistemi tekrar tamirattan geçirilmiştir.

1912’de Fatih Camii tarafında kalan kısmında 50 metrelik bir bölüm çökmüştür.Aynı dönemde su kemerlerinin doğu ucuna bir dağıtım merkezi yaptırılmıştır.

Son Olarak Bozdoğan Kemeri

İstanbul’un en eski eserlerinden biri olan Bozdoğan Kemeri, Geç Roma ve Bizans devirlerinde şehrin su ihtiyacının karşılanmasına yardım etmiş ve bütün Osmanlı devri boyunca da Türk su şebekesinin bir parçası olarak bu hizmetini sürdürmüştür; bunun için de devamlı bakım görmüştür.

Bugünkü haliyle Bozdoğan Kemeri tamam olmayıp her iki ucundan ve doğudaki bölümünün içinden bazı parçaları eksiktir. Fatih tarafındaki ucundan 50 metrelik bir parçasının yakın tarihlerde eksildiği bilinmektedir. 

Diğer yazılarımız için tıklayınız.

Bizimle iletişime geçin!

One thought on “Bozdoğan Kemeri: Valens’ten Günümüze

  1. Öykü dedi ki:

    👌🏻👌🏻👌🏻 emeğinize sağlık

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir